Merhaba sevgili ailem….
Ailem derken popülist bir yaklaşım derdinde değilim. Sebebi basit. Beni okulumuzu yatılı okuyanlar daha iyi anlayacaklardır. 11. yaşında; dev çam ağaçlı , çok uzun yolları aşarak geldik okula ailelerimizle. Bıraktılar bizi gittiler. Akşam kimimiz ailemizin yanına döndük. Kimimiz ise hafta sonuna kadar birlikte yattı, kalktı, çalıştı, buz gibi suda duş yaptı, üşüdü ,terledi, aç kaldı, yemeğini bölüştü, kıyafetini bölüştü vs vs …. Kimimiz ise belki ayda bir gidebildi evine… 18 yaşına kadar sürdü bu yaşam. Hayattaki birçok radikal ilkleri beraber yaşadık. Cinsiyetlerin ayrılığını ve birlikte mutluluğunu tattık. İlk yalan, ilk aşk, ilk okuldan kaçıp sinema keyfi, ilk tiyatro, ilk kumar, ilk sigara, ilk sarhoşluk, ilk hayal kırıklığı, ve bir çok iyi kötü ama sonunda iyiliğe götürecek ilkler… İnsan oğlunun ilk öğrenimi ilk 3-5 senesinde olurken, kültürü ve karakteri bu yaşlarda oluştuğuna göre dostların zamanla tabi ki yeni ailen oluyor.
18 yaşına gelince lokasyonlarımız ayrıldı. Ankara, İzmir, İstanbul, yurdışı dağıldık. Aynı şehir ve okuldakiler tekrar buluşmaya başladılar, doyurmadı yeni arkadaşlarımız bizi… Lisans eğitimlerimiz bitti, iş hayatı başladı, o güzel sorumsuz yılların ardından sorumluklar başladı. Yüksek lisans, askerlik , iş ….Ha bu sürede ailemizi unuttuk mu, çok birlikte olamasak da hiiiç unutmadık ve görüşme denemeleri başlamıştı…
97 yılında yahoogroups da bir mail grubu oluşturduk, ilk katılan adaşım Mehmet Mete Mutlu oldu. Bu adamın ismini biliyor, yüzünü hatırlıyor ama hiç bir şekilde tanımıyordum. Yazışmaya başladık, yaydık….Yayıldık…Bütünleşmeye başladık. Mezuniyetimizin 10.yılını 7-8 kişi kutladık. Derken toplum baskısı ile aile ol aile ol dediler, kimimiz evlendik zaman iyice azaldı, bekar kalanlar biraz daha görüşmeyi artırabildi, 15. yılımızı kutladık 50-60 kişi Kuşadasında kendi orkestramızla…. Bu da ilklerimizden birisiydi ve ailemizi özlediğimizi anladık…. Derken çoğumuz evlendik, çocuk çocuk dediler çocuklarımız oldu, üredik…. Ama kayıplar başladı, ailemizde eksilmeler Pınarımız, Hürkanımız….. Silkinip kendimize geldik ve aile toplantılarımıza katımımız artmaya başladı…. Artık hayatın zorluklarından çıkıp kahkaha atmak için kaçıp ailemizle buluşmak için kendimizi zorladık.
Birbirimize iyi geldik……
35lik partisi, İzmir İstanbul buluşmaları, 20.yıl, 25.yıl derken 167 kişi buluştuk Çeşmede. Sanki birbirimize orada söz verdik, daha sıkı olacağız, daha sık görüşeceğiz, kayıplarımızı yaşatacağız….
Teknoloji gelişmişti, mesleklerinde uzman arkadaşlarımızla iletişimimiz bir whatsap mesajı kadar yakındı, yeni gruplar kuruldu. Meyhaneye de gittik, spor da yaptık. BALEV’de ilkleri başardık, sosyal sorumluluk projelerinde çalıştık, kardeşlerimizde aile olsun diye destek olduk….
Aile buluştu…. Mutluluk kahkaha arttı….
Ben mi? Ailemden aldığım destekle; Burcuyla, Devrimle, Burakla, Banuyla, Pınarla, Umutla, Yargıyla, Eserle….. Ailenin tüm bireyleriyle çok yorulduk ama çooook MUTLUYUM, AİLEMLEYİM….
Şimdi geldi bunların hepsini bir araya getirmeye yaşatmaya… Ailenin teknoloji uzmanı, zehir fikirli üyesi BAL’90’ı register etti, yetmedi, bot yazdı 🙂 yetmedi şimdi toplamaya karar verdi. Internet sitemizi kurdu…. Bana da yazmak düştü…. Sevgili dostum, kardeşim YARGI DEĞER ÇAĞLAR ellerine sağlık kardeşim. Hepimize bir ESER bıraktın….
Biz BAL’90 da yaşatmak düştü. Birlikte yaşatalım anılarımızı, güzel günlerimizi, geri kalan hayatımızı geride kalan kardeşlerimiz için…..
Mete Deniz BEKTUR’90

